Arama
Mekan Ekle
  • Yer işaretiniz yok.

Dilek listen : 0 giriş

Oturum aç

Yeni Şükran Oteli

Yeni Şükran Oteli,,Yıllardır İzmir‘e gelip giderim; ama 2020 yılında geldiğimde bir arkadaşımdan Yeni Şükran Oteli’ni duydum. “Mutlaka gitmelisin, her gelen gidip görür, film seti gibidir” dedi. Her zaman şöyle düşünürüm: bazı şeyleri erken öğrenip, erken görmeli. Her şey zaman içinde mutlaka değişikliğe uğruyor. Yeni Şükran Oteli çok olmasa da değişikliğe uğramış.

Otel 1900’lü yıllardan bu yana varlığını sürdüren, tam bir tarihi eser gerçekten.

Kemeraltı sokaklarında oteli fark etmek çok kolay değil. Kemerli bir kapının üzerinde Yeni Şükran Oteli tabelası var.

Kapıdan geçince otel sağınızda kalıyor ve büyük açık avlulu bir mekanın içinde yerini almış. Şu anda 2. sınıf olan oteli İlyas Çamtaş (2020 yılında) işletiyor. Oteli 1982 yılında devralmış. Önceleri otelin alt kısmında Şükran Lokantası varmış; ancak şu anda yok, kapanmış.

Kapıdan içeri girdiğinizde çok küçük bir resepsiyon ve yanında minik bir lobi karşılıyor sizi. Halı kaplı dar ve kıvrılarak çıkan merdivenlerden yukarı çıktığınızda karşınıza U şeklinde bir koridor çıkıyor. Başlangıçta çözemiyorsunuz oteli. Uzun koridorda yürümeye başlıyorsunuz bazı odaların kapıları açık. Odalarda hala tüplü televizyon var. Eski usulde duvar askıları ve üzerinde havlular asılı. Yatakların üzerinde yorganlar ve eski kumaş perdeler ile bir anda günümüzden koparıyor sizi ortam. Gördüğünüz bazı mobilyalar yaşı yetenleri çocukluğuna götürüyor.

Yakın zamana kadar odaların hepsinde Bulgar Somyası denen yüksek demir karyolalar ve üzerlerinde saman yataklar yer alıyormuş. Ancak konaklayanlar yatakların yüksekliğinden ve biraz da konfordan şikayet eder hale gelince İlyas Bey bu yatakları değiştirmiş. Biz bu yatakları bir odada depolanmış olarak görebildik.

Otelin 1900’lerde yapıldığını yazmıştım yukarıda. Odalarının hiç birinde tuvalet ve banyo yok. Bu mekanlar ortak kullanımda. Kadın, erkek tuvaletleri ve banyolar koridorun bir ucunda yer alıyor. Uzun koridorlarda neredeyse ilk günkü duvar kağıtları duruyor.

Bir de balayı odası var. Bu oda hikayesi ile doğmuş. Hollanda’da yaşayan yeni evli bir çift İlyas amcamızı aramış ve balayı için otele gelmek istediklerini bildirmişler. Biraz sıkılarak otelin balayı için uygun olmayacağını, odalarda banyo ve tuvalet olmadığını bildirmiş kendilerine. Ancak çift gelmekte ısrarcı olmuş ve oteli görüp yaşamak istediklerini söylemişler. Otele ilk defa balayı için birileri geliyormuş. İlyas bey bu çift için saten çarşaflı, özel yorganlı bir büyük oda hazırlamış. Onlar çok memnun kalıp geri döndükten sonra da bu odayı bozmamış ve balayı suiti diye adlandırıp tutmuş bu odayı.

Otelin orta yerine geldiğimizde büyük ve görkemli bir salon karşıladı bizi. Bir odanın kapısı açıktı. Hemen içeriye kafamızı uzatıp biraz sohbet ettik. Bu odada Ayten Hanım yaşıyor. Çok uzun yıllardır burada yaşıyormuş. Evlenmiş ayrılmış, bir şeyler iyi gitmemiş hayatında ve sonunda kendini bu otelde bulmuş. Kedileri çok seviyor onları besliyor tüm zamanını burada geçiriyormuş.

Ayten hanım gibi bu otele 39 yaşında (1999 yılında) gelip, halen burada yaşamaya devam eden İhsan Bey var. O da eşinden ayrılıp buraya sığınanlardan biri. Dışarısının çok karışık olduğunu, burada huzur bulduğunu anlatıyor İhsan Bey.

Oteli ziyaret etmek isterseniz kapısı her zaman, herkese açık. Ancak tabiki acele etmek gerek. Ne zaman değişim olacağı belli olmaz. Şu anda tarihi eser statüsünde olduğu için tamiri büyük masraf gerektiriyor. Ev sahibi de bunu karşılamakta zorlanıyor anladığım kadarıyla. Şimdilik bir süre daha böyle kalacak anlaşılan.

via : azgezmis /  ZEHRA ARSLAN

Prev Post
Tatilde Vegan Aktivizm
Next Post
Dedem ve Balık

Yorum Ekle

E-postanız bizimle güvende.